Dar Bölge Seçim Sistemi

meclis

Başbakan Tayyip Erdoğan, dar bölge seçim sistemine geçilmesi için çalışma yürüttüklerini açıklamasının üzerine bu yazıyı yazmayı düşünmüştüm.

Hisarcıklıoğlu Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, barajın tamamen kaldırılması ve her bir milletvekili için tek bir bölge anlamına gelen dar bölge seçim sistemine geçilmesini gündeme aldıklarını bildirdi. Meclis kapanmadan bu düzenlemeyi Genel Kurul’a getireceklerini kaydetti. 

Ayrıca bugün okuduğum bir haber ve Twitter’da bir akademisyenle sistemin yaraları ve zararlarını tartışmamın üzerine bu yazıyı kaleme almaya başladım. 

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakanlık Yeni Bina’daki Bakanlar Kurulu Toplantısının ardından açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Arınç, seçim sistemiyle ilgili çalışmalar konusunda, “Teşkilatımız, daraltılmış ve dar bölge sistemlerini görüşüyor” dedi.

Bu yazımda, ülkemizde şimdiye kadar hiç uygulanmamış olan  “dar bölge” sistemini inceleyeceğim. Dar Bölge sisteminde Türkiye, seçilecek milletvekili sayısı kadar ‘Seçim Bölgesi’ne ayrılacak ve her bölgeden bir milletvekili seçilecektir.

Bu seçimin tek ya da iki turlu olması mümkündür. İki turlu olursa, ilk turda %51 alan, olmazsa ikinci turda en fazla oy alan; tek tur olursa, ilk turda en fazla oy alan seçilecektir.Hangi yöntem olursa olsun, Dar Bölge sistemi, sonuçta bir çoğunluk sistemidir ve teorik olarak,  bu sistemde bir partinin, küçük bir oy üstünlüğüyle bütün milletvekillerini kazanması, azınlıkta kalanların hiç temsil edilememesi mümkündür.Yani dar bölge sisteminde seçim barajı kalkmış görünse de aslında yüzde 50’ye çıkıyor. Ülke 550 seçim bölgesine ayrılıyor ve her bölgeden bir milletvekili çıkıyor. Belediye başkanı seçimi gibi en fazla oyu alan vekil seçiliyor. Dar bölge, başkanlık sistemine daha yakın bulunuyor. 

Bugün Twitter üzerinden konu hakkındaki görüşlerini alma fırsatı bulduğum hocamıza göre bu sistem; “Dar bölgenin en önemli avantajı vekillere daha çok temsil gücü sağlaması. Dar bölgeden yüzde 60 ile seçilen bir vekil, genel başkan filan tanımaz. Sonuç, meclisin daha bağımsız olması olacaktır.” Parti disiplinini azaltması demokrasi kazancı olarak görülebilir. Ancak dar bölge seçim sisteminin en büyük sorunu yine temsil sorunudur.

Mesela 2011 Genel Seçim sonuçlarına göre MHP  % 14,29 oyla 53 sandalye sahibi olmuştur. 2011 Seçimlerinde bağımsız tüm adayların aldıpı oran 6,57. Yani oyların yaklaşık yüzde altısına sahip olan BDP-HDP’ nin şu anda  toplam 29 milletvekili var. Dar Bölge seçim sistemine geçilirse hemen hemen aynı oy oranlarına rağmen sistem değiştiği için MHP’nin 20-30 arası, BDP nin 50 kadar millet vekili çıkaracağı sanılmaktadır. Bu da ciddi bir temsil sorunu anlamına gelmektedir. 

Yüzde 10 seçim barajının büyük bir sorun ve yanlışlık olduğunu kabul etmekle beraber, çözümünün dar bölge seçim sistemi olmadığını düşünüyorum. Dar Bölge seçim sistemine geçmekle sorunu çözmek yerine sadece sorunun kaynağını değiştirmiş olacağımıza inanıyorum. Seçim Sistemleri, Eğitim Politikaları gibi  önemli politikalar belirlenirken daha uzun vadeli düşünülmesini temenni ederek bitiriyorum. Bundan sonraki yazım dar bölge ve daraltılmış bölge arasındaki farklar üzerine olacak, keyifli okumalar…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s